SüReÇ
Posted by kurtmalone Kasım 21, 2008
Bir insanı acıtan, hayal kırıklıklarından başka ne olabilir ki? Hayallerinin kırıldığı noktayı yaşamak sana acı veriyor. Korkun yok. Endişen yok. Aşk, gurur, kıskançlık, mutluluk, sevgi, öfke, kin, nefret, vicdan, ahlak, delilik ve aklına gelmeyen onca duygu ve his yapmacık olur.
Zaten yapmacık bir hayatın vardır. İnsanlar üzülmeni istediklerinde ki bunu sıkça ifade etmezler, üzülürsün. Ağlamanı söylediklerinde ağlarsın. Mutlu olmanı söylediklerinde mutlu olursun. Bir tek kendin olamazsın. Artık yenildiğinin farkına varırsın. Çaba harcamadan yenilmek nasıldır kimse senin kadar iyi bilemez. Çaba harcamana fırsat vermezler. Okul, aile, aşk ilişkileri derken girdiğin yoldan, daha doğrusu battığın bataklıktan çıkamayacak duruma gelirsin.
Geçen hafta kötü olup olmadığını bilmediğin günler geçirdin. Bunu düşünüyorsun. İçine düştüğün büyük anlamsızlık çukurunda debelenip durdun. Aklında intihar etmenin yollarını araştırdın durdun. Beşinci kattan atlamak mı yoksa bileklerini kesmek mi? Hangisi daha güzel bir ölüm şekli? Hangisi daha güzel gözükürdü? Ancak korkak olduğun için bu yolu da seçemezsin. Tıpkı herşeyi bırakıp gitmeyi seçemediğin gibi. Korkak olduğunu bilme düşüncesi bile artık seni sinirlendirmez. Ya da nasıl his uyandırır insanın kendine itiraftan çekindiği şeyleri itiraf etmesi?
Yazmayı bırakmıştın, unuttun mu? Ama bir yerlerden çıkmasını umuyorsun bu enerjinin? Neden sadece çatı katında ayaklarını boşluğa uzatmışken yazabiliyorsun peki? Başka bir hayat yaşayabilir misin acaba? Reel hayatta olmasa da yazdıklarında… Ama önce kusmalısın dünyaya, başlamalısın.
Diye düşünüyordu. Ayaklarını caddenin boşluğuna doğru uzatmış kuş bakışı bakıyordu geçen arabalara. Işıklar çok güzellerdi, ancak kırmızının ki kadar değil.